Bir kereliğine Nesli, Lütfen.

Sanırım bu sana ilk ve umarım son mektubum olacak Nesli, Yüzüne söyleme kudreti bulamadığım, seni her gün görsemde söyleyemediğim bu tümcelerim içimi zamanla parçalara bölmeden söylemem gerekiyor. Kendimi hep ifade gücü yüksek biri gördüm ben, ne kadar ironik değil mi? Dediklerinin arkasında, düşüncelerini özgürce söyleyebilen biri olarak gördüm. İnsanları hep oldukları gibi sevdim, değişik oluşları, hunharca değişen duygularıyla. Hataları ve bilincinde olarak yapmaya devam ettikleri hatalarıyla… Ama tek şeye karşı küçük bir çocuk misali tepki verdiğim durumlar oluyor. Engel olamıyorum. Bir köşesinden silik bir ışık süzülen odada battaniyenin altında kuş yüreği gibi çırpınan kalbimi hissettiğim an, o sempati duyduğum ama hep bir yerde kendime bile itiraf edemediğim şekilde küçümsediğim insanlar gibi olduğum o an… Anlaşılmadığımı düşündüğüm o an. Derdim hiçbir zaman bir insanın davranışlarına anlam verememek olmadı. Ya da karşılacağım korkunç durumlara karşı hazırlıklı değilim diye düşünmedim hiç. Korkmadım hiçbir şeyden kendime sahip olduğumu bildiğim sürece. Ama anlaşılmamak; en çok sinirlerin yoğunlaştığı yerde saplanmış duran bıçağın çıkarılacağı anı beklerken duyduğum acı ve endişe kadar keskin. Neden Nesli? Neden? Anlayamıyorum. Anlayamadığım için kafamda binbir türlü senaryolar kuruyor, onları yaşıyor, yaşadıklarım sonucunda ya üzülecek, ya kendime gülecek oluyor ama her zaman yaptığım gibi hayal gücümü tam randımanlı kullanıp yaşam deneyimimi alıp hayatıma devam edemiyorum. Kafamdaki soru işaretlerinin cevaplarını aldıkça puntolarının büyüdüğünü hissediyorum. Ah be Nesli beni anlaman için pek çok yolu denedim. Neden hepsine gülümseyip geçiyorsun. Sen ne de güzel gülümsüyorsun. Kalbim taşikardi kelimesini utandırırcasına atıyor, elim ayağıma karışıyor ve beni anlaman için yaptığım tüm çabalar kuyunun derinliklerinde yerini buluyor. Gülme Nesli, bir kereliğine ve son defa soğuk betondan bir duvar taklidi yap benim için. Dinle ama dinlediğini anlamayayım. O güzel gamzelerin gözükmesin. Gözlerin ışıldamasın. Dinle sadece. Anlama belki ama ben kendimi bazen abartılı bazen de şiirsel kelimelerimle ifade edeyim. İnsanı kıskançlığımı yaradılışımdan utanarak bir kereliğine ve son defalığına itiraf edeyim. Tek kelime etmesen olur biliyor musun? Dalga geçmesen yeter. Bir duvar olsan. Kurtulacağım şu lanet yükten.